‘Eşbaşkanlık sistemi için erkekler de mücadele etmeli’

  • 17:10 7 Eylül 2019
  • Güncel
VAN - TJA’nın “Değişim Ve Özgürlük İçin Sende Ayağa Kalk” kampanyası kapsamında düzenlenen panelde konuşan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, “Eşbaşkanlık sistemi için erkekler de en az kadınlar kadar mücadele etmelidir. ‘Tek adam’ rejimine karşı tek alternatif eşbaşkanlık sistemidir” dedi.
 
Tevgere Jinên Azad’ın (TJA) “Değişim Ve Özgürlük İçin Sende Ayağa Kalk” sloganıyla başlattığı kampanya kapsamında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Edremit İlçe Örgütü binasında panel düzenlendi. TJA üyesi Nesrin Şendal’ın moderatörlüğünü yaptığı panele Asrın Hukuk Bürosu ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı Newroz Uysal ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran konuşmacı olarak katıldı. “Jin jiyan azadi” pankartının yer aldığı panele HDP milletvekilleri Ayşe Sürücü, Dilşat Canbaz, Muazzez Orhan, Murat Çepni, yerine kayyım atanan Van Belediye Eşbaşkanı Mustafa Avcı, Belediye ilçe eşbaşkanları, Barış Anneleri Meclisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Kadınların ulusal kıyafetleriyle renklendirdiği panel, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler adına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. 
 
‘Ekolojik tahribata dur diyeceğiz’
 
Ardından panelin amacını anlatan TJA aktivisti Neslihan Şedal, “Kampanya startı eylem ve etkinlikle ikinci ayında bulunmaktayız” dedi. Eylül ayını “barış” ayı olarak nitelendiren Neslihan, “Kapitalist moderniteye her türlü eleştirimizi yönlendireceğimizi, erkeğin değişimi dönüşümü için sorgulamayı esas alacağımızı, özsavunmayı etkinleştireceğimizi, kadına yönelik her türlü şiddeti, katliamları, her türlü intihara karşı kadınlar olarak alanlarda mücadelemizi büyüteceğimizi, İnsan hakları kapsamında her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadelemizi yükselteceğimizi ve ekolojik tahribata dur diyeceğimizi söylemiştik. Bugün yine tekrarlamak istiyorum. Panelimizin  ‘onurlu bir barış için sende ayağa kalk’ şiarı ile başlıyoruz” sözlerinin ardından panelistlerin tanıtımına geçildi. 
 
‘Bu, insanlık dışı bir işkence’
 
Panelde ilk olarak konuşan Asrın Hukuk Bürosu ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı Newroz Uysal, “2019’da yapılan 5 görüşme ve PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki son durum” başlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nevroz, “2 Mayıs, 22 Mayıs, 12 Haziran, 18 Haziran ve 7 Temmuz’da görüştük. Her seferinde hem bir avukat olarak hem bir kadın olarak söyleyebilirim ki İmralı’nın inşasının amacı tecrit uygulamadır. 20 yıldır da bütün yol ve yöntemleri hem hukuki yönden hem fiziki, hem de siyaset olarak tecritle bağdaşmıştır. Bugün İmralı’da yaşananlar hukuk dışıdır. Biz bundan dolayı üzgünüz. Biz bu konuları çok konuştuk, çok tartıştık. Biz bunu insanlık dışı bir işkence olarak tanımlıyoruz. Yapılan her beş görüşme de ne bu sistemi ortadan kaldırıyor, ne de bu sistemi meşrulaştırıyor. Tecrit sistem içinde bir merkezdir. 2011 yılından bugüne dek avukatların görüşmesi yasak. 2015 yılında sadece kardeşi Mehmet Öcalan ile görüşme sağlandı. Bu da 2016 yılında yaşanan açlık grevleri sonlandırıldı. 2016 yılında 15 Temmuz darbesi sonrası görüşüldü. En son bu yıl başlayan açlık grevleriyle kardeşi Mehmet Öcalan görüştü. Açlık grevleriyle amaçlanan PKK lideri Abdullah Öcalan sağlık durumunun yerinde olduğunu halka ve kamuoyuna duyurmaktı. Özellikle başta Leyla Güven, zindanlarda ve dışarda, Avrupa’da açlık greviyle amaçlanan ‘biz tecridi kabul etmiyoruz’ demekti” dedi.
 
‘Kürt halkı çözüme hazır’
 
Avukatları olarak her hafta başvurularını yaptıklarını belirten Nevroz, “Sayın Öcalan ile yaptığımız en son görüşmede ‘Hiç olmadığım kadar çözüme hazırım’ sözlerini kullandı. ‘Ben çözüme hazırım, fakat bu irade karşında ciddi bir irade yok’ bugün dahi devlet Kürt sorunu üzerine bir çözüm iradesi geliştirmedi. Kürt halkı hiçbir dönem hazır olmadığı kadar çözüme hazırdır. Her beş görüşmemizde de Sayın Öcalan’ın çözüme dönük umutları ve belirleyiciliği üzerinden görüşmelerimiz oldu” diye belirtti.
 
‘Kadının yeri evidir’ zihniyetine karşı ‘Rojava örneği açıktır’
 
Ardından söz alan Ayşe Acar Başaran, “Savaş, kadın, tecrit” başlığına ilişkin konuştu. Ayşe, kadınlar olarak tabii ki mücadele etmeleri gerektiğine vurgu yaparak asıl meselenin kampanya dahilinde erkeği değiştirip dönüştürme olduğuna dikkat çekti. Kadına yönelik şiddetin sadece kadın sorunu olmadığını söyleyen Ayşe, “Erkek burada kendi payına düşeni görmelidir. Erkek kendi zihninde katmerleşen bakış açısını atmalıdır. ‘Kadının yeri evidir’ diyenlere aslında Rojava örneğini vermek gerekir. 200 gün boyunca süren açlık grevlerini hatırlatmalıdır. Açlık grevinin sonuca ulaşmasının en büyük nedenlerinden biri Leyla Güven ve annelerimizdi. Darp edildiler ama vazgeçmediler. Sayın Öcalan’a göre düşüncelerini gözden geçirmelidir” ifadelerini kullandı.
 
‘Öcalan’ın yanında durmak onu anlamaktır’
 
Ayşe, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Sayın Öcalan’ın en büyük vurguladığı kadın meselesidir. Özgürlük çizgisinde durma meselesidir. Sayın Öcalan bir erkek için  ‘ben içimdeki erkeği öldürdüm diyecek kadar büyük ve iddialı bir şey söylüyorum’ diyor. Eğer biz Sayın Öcalan’ı önderimiz olarak biliyorsak, tecrit için mücadele ediyorsak, bir taraftan da onun düşünceleri için mücadele etmiyorsak, çok yaman bir çelişki içerisindeyiz. Onun için aslında Sayın Öcalan’ın yanında durmak onu anlamaktır. Sayın Öcalan ile yapılan görüşmelerde kadına şiddet ve çocuk istismarları için söylediği şey bunun karşısında durmak ‘Benim için bir devrim niteliğindedir’ bir kadın eğer sokak ortasında vahşice katlediliyorsa bu hepimiz için bir mesajdır. Bu bizim paradigmamıza, bizim sistemimize de bir saldırıdır.”
 
‘Eşbaşkanlık mor çizgimizdir’
 
Konuşmasına kayyım atamalarına ve eşbaşkanlık sisteminin hedef alınmasına değinen Ayşe, “İktidar kalkıp eşbaşkanlık sistemini illegalize etmeye çalıştı, terörize etmeye çalıştı. Ama biz çıktık dedik ki ‘Eşbaşkanlık bizim mor çizgimizdir.’ Eşbaşkanlık sistemi terörize edilecek, ilegalize edilecek bir sistem değildir. Eşbaşkanlık sistemi dünya sistemleri tarafından incelenen bir sistemdir. Eşbaşkanlık bizim özümüzdür. Varlık sebebimizdir” diye aktardı. 
 
‘Tek adam rejimine karşı eşbaşkanlık sistemi’
 
“Neden kayyımların ilk saldırı alanları kadın kazanımları oluyor?” diye soran Ayşe, “Çünkü kadınlar tek adam rejimine karşı direniyor. Kapitalizme karşı bizler mücadele ettiğimiz için kazanımlarımız hedef alınıyor. Eşbaşkanlık sistemi için erkekler de en az kadınlar kadar mücadele etmelidir. ‘Tek adam’ rejimine karşı tek alternatif eşbaşkanlık sistemidir” diye konuştu.
 
 Konuşmaların ardından soru cevap şeklinde devam eden panel, sloganlarla son buldu.