Eyşe Hiso: Efrîn direnişin sembolü oldu

  • 09:10 18 Mart 2020
  • Güncel
Roj Hozan
 
QAMIŞLO - Efîn’de yaşanan göçün ikinci yılına dönük konuşan PYD Eşbaşkanı Eyşe Hiso, Efrîn’de saldırıların asıl amacının kadınların oluşturduğu değerlere yönelik olduğunu belirtti. Eyşe, “Efrîn direnişin sembolü olurken aynı zamanda emeği güzelleştiren ve sahip çıkılması gerektiğini gösterdi” dedi. 
 
Türkiye ve ona bağlı gruplar 20 Ocak 2018’de Kuzey ve Doğu Suriye’nin Efrîn kentine saldırı başlatmış, aynı yılın 18 Mart günü ise halk kentten göç etmek zorunda kalmıştı. Bu tarihten itibaren Türkiye ve ona bağlı grupların denetimine giren Efrîn’de demografik yapı değiştirilmiş, tarihi birçok yapı talan edilmiş, kaçırma ve kadına yönelik tecavüz vakalarında ise ciddi artış görülmüştü. Göç eden Efrîn halkı ise Şehba bölgesine göç ederek burada Serdem, Berxwedan ve Weger kamplarını kurarak buralara yerleşmişti. Ayrıca halkın bir kısmı da Şehba’nın Til Rifat ile Efrîn’in Şerewa ilçelerine yerleşti.  
 
İki yıldır Efrîn’în doğası talan ediliyor ve halka her türlü baskı ile işkenceler uygulanıyor. Saldırıların ikinci yılında Demokratik Birlik Partisi (Partiya Yekîtiya Demokratîk-PYD) Eşbaşkanı Eyşe Hiso ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.  
 
‘Türkiye demokratik ulusun başarısını kendine tehlike olarak gördü’
 
Değerlendirmesine saldırılarda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Eyşe, “Göç eden halkımız zorlu yaşam şartlarına rağmen direnişine devam ediyor. Bu saldırıların asıl amacı demokrasi projesine yönelikti. Türkiye demokratik ulusun başarısını kendine tehlike olarak gördü. Sömürgeci ve faşist devletler, demokrasi rengini kabul etmediler. Efrîn şahsında bu kendini açıkça gösterdi. Türkiye, Suriye topraklarını işgal etmeyi amaçlıyor. Efrîn’in kadın özgürlüğünü ve öncülüğünü benimsediği her kes tarafından biliniyordu. Ulus devletler her daim erk zihniyeti büyütüyor ve kadının değerlerine saldırıyor. Efrîn kısa sürede toplumun ekonomi alanı olmuştu. Ve bu başarı saldırıların hedefi oldu” diye belirtti. 
 
‘Mayina li ser axa Şehbayê vegera li ser  axa Efrînê ye’
 
Efrîn’de toplu katliamların yaşandığını vurgulayan Eyşe, Türkiye’nin saldırı gerçekleştirmeden önce kamp hazırladığını ve Efrîn halkını oraya yerleştirmeyi planladığının altını çizdi. Halkın bu emelleri boşa çıkardığını ve Türkiye’nin kamplarına yerleşmediğini ve teslim olmadığını söyleyen Eyşe, “Halkımız saldırıların ilk anından itibaren büyük bir direniş ortaya koydu. Bu direniş en güzel cevap oldu. Her gün Şehba’ya yerleşen halkın olduğu alanlara saldırılar yapılıyor. Til Rifat’ın Eqîba köyünde yaşanan katliam buna örnektir. Yine Efrîn’de katliam, saldırı ve işkenceler yapılıyor. Efrîn’in tarihi çalınıyor. Kadının değerlerine tecavüz ediliyor. Türkiye Efrîn coğrafyasını tümden değiştirmek istiyor. Halkı saldırılar ile korkutmaya çalışıyorlar ki halk toprağını bıraksın. Efrîn halkı Şehba’da direniş ve mücadelesine devam ediyor. Türkiye özel savaş politikaları yürütüyor Efrîn’de. Fakat Efrîn halkı direnişinde ısrarcıdır. Şehba topraklarında kalmak aslında Efrîn’e dönmekteki ısrardır” dedi. 
 
Kadın kenti Efrîn…
 
Efrîn’in coğrafik olarak zengin bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Eyşe, bu nedenle Türkiye’nin ilk etapta kadın için tarihi öneme sahip olan yerlere saldırdığını hatırlattı. Tarihi öneme sahip olan Girê Ên- El Dara’ın hedef alındığını ifade eden Eyşe, “Efrîn bir kadın kentidir ve öyle tanınır. Kadınlar yaşamın her alanında öncülük etmiştir ve köleliği hiçbir şekilde kabul etmemişlerdir. Bu nedenle Türk devleti Efrîn’nin tarihinden korkuyor. Türkiye’nin çeteler üzerinde herhangi bir etkisi kalmamıştır. Çeteler Efrîn’de talan ve hırsızlığa başlamıştır” diye ekledi. 
 
‘Efrîn direnişi güzelleştirdi’
 
Konuşmasında Efrîn halkının topraklarına olan bağlılığına vurgu yapan Eyşe, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Efrîn’den söz ederken kadını ayrı ele alamayız. Bu saldırıların tek sebebi kadın korkusundandır. Barin Kobanê şahsında da işgalciler bu korkularını gösterdi. 58 gün boyunca süren tarihi direnişte kadının emeği ve mücadelesi direnişe damgasını vurdu. Efrîn kadını toprağıyla bir bütündür. Direnişçi kadınlar özgürlük tutkusu ve amacıyla savaştı. Türkiye DAİŞ’in intikamını almak istiyor ama kadınlar buna geçit vermiyor. Ulus devletlerde bu işgale karşı sessiz kalıyor. Efrîn direnişin sembolü olurken aynı zamanda emeği güzelleştiren ve sahip çıkılması gerektiğini gösterdi.”